Fistül nasıl oluşur?
Anal fistül çoğunlukla anüs çevresindeki bir apseden sonra oluşan, bağırsak içiyle cilt arasında bağlantı sağlayan kanaldır. Tekrarlayan akıntı, ciltte küçük bir delik, şişlik ve aralıklı ağrı görülebilir. Dış açıklığın kapanması her zaman iyileşme anlamına gelmez; içeride enfeksiyon birikip yeniden apse gelişebilir. Bazı fistüller Crohn hastalığı veya daha farklı nedenlerle ilişkilidir. Hemoroid, fissür ve kıl dönmesiyle aynı hastalık değildir. Özellikle tekrarlayan veya çok sayıda açıklığı bulunan durumda altta yatan nedenin ve kanal anatomisinin anlaşılması önemlidir.
Kanalın haritalanması
Muayenede dış açıklıklar, eski ameliyat izleri, akıntı ve sfinkter işlevi değerlendirilir. Önceden kaçırma, doğum yaralanması ve anal ameliyatlar mutlaka bildirilir. Basit fistüllerde ayrıntılı görüntüleme her zaman gerekli olmayabilir; karmaşık, tekrarlayan veya derin hastalıkta pelvik manyetik rezonans veya uygun ultrason yardımcı olabilir. Bazen anestezi altında muayene gerekir. Amaç, kanalın kaslarla ilişkisini ve gizli apse uzantılarını belirlemektir. İshal, kilo kaybı veya başka bağırsak belirtileri varsa Crohn hastalığı açısından değerlendirme de planlanabilir.
Enfeksiyonun kontrolü ve seçenekler
Aktif apse varsa öncelik drenaj ve enfeksiyonun kontrolüdür. Antibiyotik tek başına çoğu tipik anal fistülü kapatmaz; belirli enfeksiyon durumlarında ek tedavi olarak kullanılır. Crohn ile ilişkili fistüllerde cerrahi drenaj ve gastroenterolojik ilaç tedavisi birlikte planlanabilir. Bazı hastalarda gevşek seton, akıntının sürmesini sağlayarak enfeksiyonu kontrol altında tutmak için yerleştirilir. Bu yöntem her zaman tek başına kesin kapatma amacı taşımaz. Kalıcı tedavi seçimi, fistülün basit veya karmaşık oluşuna, kas tutulumuna ve kişinin dışkı kontrolü riskine göre yapılır.
Cerrahi yöntemlerin farkı
Kasın az bölümünü içeren uygun fistüllerde fistülotomiyle kanal açılarak tabandan iyileşmesi sağlanabilir. Daha fazla sfinkter içeren fistüllerde kas koruyucu yöntemler tercih edilebilir; LIFT veya ilerletme flebi bunlar arasındadır. Bazı olgularda birden fazla aşama gerekir. Lazer, endoskopik yöntemler veya başka teknikler seçilmiş durumlarda değerlendirilebilir ancak uzun dönem sonuçları ve uygunlukları aynı değildir. Yöntemin adı kadar iç açıklığın bulunması, yan kanalların kontrolü ve mevcut kas işlevi önemlidir. İlk görüşmede kesin tek seans sözü verilmesi gerçekçi olmayabilir.
Başlıca riskler
Fistülün devam etmesi veya tekrarlaması, yeni apse, kanama, ağrı ve yara iyileşme sorunları görülebilir. Gaz veya dışkı kontrolünde değişiklik en önemli değerlendirme konularından biridir. Daha önceki ameliyatlar, yüksek kanal ve başlangıçta kaçırma olması riski etkileyebilir. Kas koruyucu yöntemlerde de başarısızlık veya ek girişim gereksinimi olabilir; koruyucu ifadesi sıfır risk anlamına gelmez. Tedavi seçilirken iyileşme olasılığıyla işlevin korunması birlikte tartılır. Ameliyat sonrası yeni kaçırma veya beklenenden fazla akıntı, kontrol görüşmesine kadar saklanmamalıdır.
Hazırlık ve yara bakımı
Kullanılan ilaçlar, önceki tetkikler ve ameliyat raporları değerlendirmeye getirilir. Bağırsak hazırlığı ve ilaç düzeni yapılacak işleme göre belirlenir. Sonrasında akıntı için uygun ped, nazik temizlik ve dışkı kıvamını düzenleyen bir plan kullanılabilir. Seton varsa çekilmez veya kişinin kendisi tarafından çıkarılmaz; bakım ve kontrol talimatları izlenir. Açık yaranın görünümü ve akıntının seyri takip edilir. İşe ve egzersize dönüş, ağrı ve yaranın durumuna göre planlanır. Crohn hastalığında gastroenteroloji takibi cerrahi iyileşmeyle birlikte sürdürülür.
Yeni apse veya enfeksiyon belirtileri
Giderek artan ağrı, yeni şişlik, ateş, titreme veya genel durumda bozulma apseyi düşündürebilir ve hızlı değerlendirme gerektirir. Akıntı aniden kesilirken ağrının artması, kanalın tıkanıp içeride enfeksiyon birikmesiyle ilişkili olabilir. İdrar yapamama, hızla yayılan kızarıklık ya da şiddetli halsizlikte gecikmeden yardım alınır. Yoğun kanama veya baygınlık acil değerlendirilir. Evde kanalı delmek, sıkmak veya içine madde uygulamak uygun değildir. Tedaviden sonra da belirtilerin tekrar etmesi mümkün olduğundan yeni bulgular önceki tanıya güvenilerek bekletilmemelidir.
Bu bilgiler genel bilgilendirme içindir. Yakınmaların nedeni, uygun incelemeler ve tedavi seçenekleri kişisel değerlendirme ile belirlenir.
